Bugün Azerbaycan gençliği paradoksal bir durumda. Bir yandan ülkede üniversitelerin, uluslararası programların ve diplomalı uzmanların sayısı artıyor. Öte yandan birçok mezun yurtdışında yaşamayı hayal ediyor. “Valiz havası” yeni nesil için alışıldık hale geldi ve bu sadece Batı romantizmiyle değil, aynı zamanda ülkedeki gerçek sorunlarla açıklanıyor.
Eğitim gelecek garantilemiyor
Azerbaycan üniversiteleri her yıl binlerce uzman mezun ediyor. Ancak iş piyasası dar ve onları absorbe edemiyor. Diplomaya sahip bir mezun çoğu zaman ya mesleğiyle ilgisiz, düşük ücretli bir işe razı oluyor ya da başka bir ülkede kendine yer aramaya gidiyor. Sonuç olarak eğitim sistemi anlamını kaybediyor: başka ekonomiler için kadro üretiyor.
“Tek yönlü bilet” hayalleri
Birçok genç Azerbaycanlı için yurtdışındaki burs ya da Avrupa’daki ilk staj, geri dönmemek için bir fırsata dönüşüyor. Sebep basit — ülkede şeffaf kariyer perspektiflerinin yokluğu. Yeterliliğin değil, bağlantıların belirleyici olduğu yerde, heves hızla sönüyor.
Sosyal tezat
Bakü yeni mimarinin ve uluslararası forumların vitrinini sergiliyor, ancak ülkenin iç bölgelerinde gençlerin hayatı çok az değişti. Orada eğitim çoğu zaman pratiği olmayan teoriden ibaret, perspektifler ise yerel bürokrasiyle sınırlı. “Küresel imaj” ile “yerel gerçeklik” arasındaki bu uçurum çaresizlik hissini güçlendiriyor.
Değişmesi gerekenler
Devlet gençliği gerçekten tutmak istiyorsa gerekli olanlar:
• niteliklerin belirleyici olduğu şeffaf iş piyasası kuralları;
• bölgesel üniversitelere ve ülke içi staj programlarına yatırım;
• yalnızca imaj projeleri değil, gerçek iş imkânı yaratan yenilikçi sektörlerin geliştirilmesi.
Gelecek havaalanında gidiyor
Gençlik soyut bir “sosyal grup” değildir. O, ülkenin geleceğidir. Ve en iyi beyinler tek yönlü biletle Azerbaycan’ı terk ederken, “yeni ekonomi” ve “insan sermayesi” üzerine yapılan konuşmalar retorikten ibaret kalıyor. Temel soru serttir: Bugünü burada inandırıcı bulmayan bugünün mezunlarıyla yarını kim inşa edecek?


