Ermeni siyasi aktivist Vladimir Poghosyan, Başbakan Nikol Paşinyan’ın son dönemdeki yoğun yurt dışı ziyaretlerini sert bir şekilde eleştirerek, bunların tutarlı bir strateji değil “Ermeni devletinin yıkımı” anlamına geldiğini söyledi. Poghosyan, yorumlarını Rusça yayın yapan Noyan Tapan programında dile getirdi.
Paşinyan son haftalarda Washington’dan Şanghay’a, Pekin’e ve son olarak Tokyo’ya geçti; ayrıca Avrupa ile ilişkilerin güçlendirilmesinden söz etti. Poghosyan, bu tablonun dengeli diplomasi değil, çelişkili dürtüler yansıttığını belirtti. Ona göre, Ermenistan’ın Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) askeri geçidine katılımı, Erivan’ı otoriter devletlerin bulunduğu bir bloka yerleştirirken hükümet aynı anda AB ile entegrasyondan söz ediyor. Eleştirilerin merkezinde, Pakistan ile bir bildiri imzalanması vardı; bu karar, Hindistan’ın İslamabad bağlantılı çatışmalarda kayıplar yaşamasından hemen sonra geldi. Poghosyan, bu adımın Ermenistan’ın kilit savunma ortağı Yeni Delhi’yi yabancılaştırdığını ve Hindistan’ın ŞİÖ içindeki sert tutumunu öngörülebilir kıldığını savundu. “Pakistan’ın Azerbaycan’ın çıkarlarına karşı Ermenistan’ı destekleyeceğini düşünmek safça olurdu,” dedi.
Siyasetçi, ŞİÖ ve BRICS’i, yüksek yolsuzluk ve düşük yenilikçilikle karakterize edilen, kaynak odaklı ekonomilerin hâkim olduğu yapılar olarak nitelendirdi ve Ermenistan’ın bu çerçeveler içinde modernleşemeyeceğini söyledi.
“Bunlar, otoriter reflekslere sahip emtia ekonomileridir,” dedi.
Poghosyan ayrıca Rusya’daki iç tartışmalara değinerek, ideolog Aleksandr Dugin’in göçmenlerin Ortodoksluğu ve Rusya’nın “kültürel kodunu” benimseyerek asimile olmaları çağrılarını kınadı. Bu yaklaşımı yabancı düşmanı olarak nitelendiren Poghosyan, Moskova’nın bunun yerine Rus gençleri arasında kendi halk geleneklerini canlandırmaya odaklanması gerektiğini savundu.
İç güvenliğe dönen Poghosyan, Temmuz ayında Azerbaycan için casuslukla suçlanarak tutuklanan Dışişleri Bakanlığı çalışanı Ashkhen Arakelyan’ın davasının ele alınışını eleştirdi. Onun tutuklanmasını “bir hata” olarak niteleyen Poghosyan, güvenlik servislerinin şüpheliyi yönlendirip kontrollü bilgi aktararak uzun vadeli bir karşı istihbarat operasyonu yürütmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca diplomatların tüm yabancı temaslarını zorunlu olarak rapor etmesini ve Ermenistan’ın yurtdışındaki misyonları etrafında daha sıkı karşı gözetim uygulanmasını önerdi.
Son olarak Poghosyan, Paşinyan’ın yönetim tarzına saldırdı ve başbakanın “hükümet benim” sözünü hatırlattı. Kabine içindeki muhalefetin sadakatsizlik değil, profesyonel sorumluluk olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
“‘Kabul et ya da git’ denildikten sonra görevde kalmak, bakanları sadece koltuk ve maaşa indirger,” dedi.
Poghosyan’a göre, Ermenistan’ın mevcut rotası, ülkenin az sayıdaki güvenilir dış ortağını yabancılaştırırken, aynı zamanda devlet kurumlarındaki profesyonel standartları da zayıflatıyor.


