Günümüzde hayvanların korunması sadece etik değil, aynı zamanda birçok devlet için hukuki bir öncelik haline geldi. İsviçre, 2002’de Anayasa’ya getirdiği yeniliklerle hayvanlara “hukuki özne” statüsü tanıyan ilk ülkelerden biri oldu. Almanya da hayvan refahını doğrudan anayasal bir yükümlülük olarak kabul etti. Yeni Zelanda ise 2015’te hayvanları “hisseden varlıklar” olarak tanıyan yasayı yürürlüğe koydu.
Azerbaycan’da da hayvanları korumaya yönelik hukuki çerçeve mevcut. Anayasa’nın 39. maddesi sağlıklı çevrede yaşama hakkını güvence altına alırken, belirli bitki ve hayvan türlerinin korunmasını düzenliyor.
İdari Kanunlar çerçevesinde:
-
Madde 274: Hayvanlara eziyet (acı çektirme, işkence, dövme, birbirine salma) için 500–800 manat ceza öngörülüyor. Eğer bu fiiller gösterişli şekilde veya medyada yayımlanarak işlenirse, ceza 800–1000 manata çıkıyor. Hayvanın yaralanması durumunda 1000–1500 manat, ölüm halinde ise 1500–2000 manat ceza ya da 1 aya kadar idari tutuklama uygulanabiliyor.
-
Hayvanlara eziyeti teşvik eden propaganda ve ticari amaçlı materyaller için 1000–1500 manat ceza veya 1 aya kadar tutuklama var.
-
Madde 291: Kırmızı Kitap’a dahil türlerin korunma şartlarını ihlal edenlere 1000–1300 manat (bireyler), 3000–4000 manat (yetkililer) ve 6000–8000 manat (kurumlar) ceza kesiliyor.
Ek olarak, Veterinerlik Yasası ülkenin hayvan sağlığını, kontrol altındaki ürünlerin güvenliğini ve halkı zoonoz hastalıklardan korumayı düzenliyor.
Kaynak: Bizim.Media


