Eski Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan, pazartesi günü görülen duruşmada kendisine yöneltilen suçlamaların, anayasal sorumluluklarını yerine getirmesinin suç sayılmasına eşdeğer olduğunu söyledi.
Anayasal düzeni devirmeye teşebbüsle suçlanan Koçaryan, davanın başından beri siyasi olduğunu belirtti, Sputnik’in aktardığına göre. “Bu iddianame bazı ofislerde hazırlandı ve sonra savcılığa verildi,” diyerek suçlamaların “uydurma” olduğunu ve başlı başına bir suç teşkil ettiğini savundu.
Koçaryan’a göre, savcılar gerekçe olarak onun “istenen iktidar sistemini koruma” ve “yetkiyi yakın bir müttefik olan Serj Sarkisyan’a devretme” çabasını gösterdi. Eski lider ise “iktidar sisteminin” Ermenistan Anayasası tarafından tanımlandığını ve yalnızca referandumla değiştirilebileceğini söyledi.
“Bir cumhurbaşkanı ne yapmalı? Anayasal düzeni korumalı. Bu benim kutsal görevimdi. Görünen o ki, ben başkanlık görevlerimi yerine getirdiğim için suçlanıyorum. Bu saçmalık,” dedi.
Ayrıca yetkiyi Sarkisyan’a devrettiği suçlamalarını reddetti ve cumhurbaşkanlığının seçimle belirlendiğini, atamayla değil, vurguladı. O dönemde Sarkisyan, başbakan ve seçimleri kazanan Cumhuriyetçi Parti’nin lideriydi.
Koçaryan ve eski savunma bakanı Seyran Ohanyan, eski başbakan yardımcısı Armen Gevorgyan ve eski KGAÖ genel sekreteri Yuri Haçaturov’un da dahil olduğu diğer üst düzey yetkililere yönelik dava, 1 Mart 2008’deki Erivan olaylarıyla bağlantılıdır. Seçim sonrası protestoların çatışmaya dönüşmesi sonucu on kişi hayatını kaybetmişti.
Ermenistan Anayasa Mahkemesi, 2021’de suçlamaların dayandığı Ceza Kanunu’nun 300.1. maddesini anayasaya aykırı ilan ederek kovuşturmaları durdurmuştu. Ancak dava, Eylül 2024’te mahkemenin suçlamaları yeniden sınıflandırmasının ardından yeniden açıldı.
Bir sonraki duruşma 19 Eylül’de yapılacak.
Arka Plan: 1 Mart 2008 Olayları
Şubat 2008’deki tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından, Ermenistan’ın ilk cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan’ın önderliğinde muhalefet destekçileri Erivan’da kitlesel protestolar düzenledi. 1 Mart’taki gösteriler, güvenlik güçleri ile protestocular arasında çıkan çatışmalar sonucu şiddete dönüştü.
On kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı ve bu olay Ermenistan siyasetinde derin izler bıraktı. Bu dönem, ülkede hesap verebilirlik, demokrasi ve güvenlik güçlerinin rolüne ilişkin tartışmaları şekillendirmeye devam ediyor.


