Azerbaycan Milletvekili Rasim Musabekov, geçen haftaki Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) vitrinini özden çok sinyal olarak değerlendirdi; Pekin’in zirveyi bir süper güç gösterisi için kullandığını, ancak NATO tarzı bir blok kurma niyetinde olmadığını savundu.
“Новости Кавказа” YouTube kanalında konuşan Musabekov, ŞİÖ’yü mütevazı ekonomik entegrasyona ve gerçek askeri bileşeni olmayan gevşek bir siyasi platform olarak tanımladı. Soğuk Savaş döneminde Sovyet gücünü destekleyen yapılardan farklı olarak, bugünkü Çin’in “ağırlıklı olmak için blok inşa etmeye ihtiyacı olmadığını” söyledi. ŞİÖ’nün kural kitabını “ince” olarak niteledi; ticaret, vizeler, enerji gibi pratik konuların hâlâ çoğunlukla ikili biçimde yürütüldüğünü, bunun da güvenlik ve ticaret koordinasyonunu sınırladığını belirtti.
Azerbaycan-Çin hattı
Milletvekili, Azerbaycan–Çin ilişkilerinin yenilenebilir enerji (rüzgâr ve güneş), elektrikli araç montajı ve bileşenleri, ayrıca e-ticaret ve kamu yönetimi için dijital teknolojiler dâhil birçok cephede derinleştiğini söyledi. Stratejik olarak iki tarafın Orta Koridor üzerinde birleştiğini, yani Orta Asya’dan yüklerin Hazar üzerinden Azerbaycan’a, oradan Gürcistan/Türkiye’ye ve koşullar elverirse Ermenistan üzerinden yönlendirileceğini belirtti.
Musabekov, Alat Serbest Ekonomik Bölgesi’ni, Çin mallarının bölgesel standart ve pazarlara göre uyarlanabileceği bir lojistik ve hafif işleme merkezi olarak öne çıkardı. Ayrıca Azerbaycan’ın Kazakistan, Özbekistan ve Türkiye ile oluşturduğu iki- ve üçlü formatların, ŞİÖ’nün sınırlı mekanizmaları dışında somut projeleri ilerlettiğini kaydetti.
Moskova ile: “soğuk yabancılaşma,” tırmanma değil
Rusya’ya değinen Musabekov, ilişkilerin daha az üst düzey temas ve azalan kültürel programlarla tanımlanan “soğuk, asgari” bir evreye girdiğini, ancak açık çatışmaya yönelmediğini söyledi. Türkiye’nin Karadeniz ve boğazlardaki caydırıcı ağırlığı sayesinde Rusya’nın Azerbaycan’a askeri provokasyon ihtimalini “neredeyse sıfır” olarak değerlendirdi.
Ekonomide ise, AB’nin Rus petrolünden türetilmiş ürünlere getirdiği yaptırımların Moskova’yı, Rusya’nın Azerbaycan meyve-sebzesine getirdiği dönemsel kısıtlamalardan daha fazla etkileyeceğini belirtti. Bakü’nün büyük ama alıcısız boru hatları yerine sözleşmeye dayalı, pragmatik gaz ihracat genişlemesine odaklandığını vurguladı.
Gaz hesabı: şimdi takas, mega projeler sonra
Musabekov, mevcut bağlantılar ve kompresör yükseltmeleriyle 5 milyar m³ düzeyinde sınırlı Türkmenistan gaz takasına yer olduğunu; böylece Azerbaycan’ın kendi hacimlerini Avrupa pazarlarına yönlendirebileceğini söyledi. Yeni bir Trans-Hazar boru hattı içinse 20–25 milyar dolar, uzun vadeli alım sözleşmeleri ve AB ile ABD’nin siyasi desteği gerektiğini hatırlattı. O zamana kadar ise kademeli kapasite artışı ve bölgesel gazlaştırma (Türkiye bölgeleri, Balkanlar) yakın vadeli kazanımlar sunuyor.
Türkiye’nin büyüyen rolü
Savunma ve enerji alanlarında Türkiye’nin merkezi rolünü vurgulayan Musabekov, Kazakistan’ın Ankara ve Bakü ile bağlarını sıkılaştırdığını söyledi. Ortak tatbikatlar ve savunma sanayi iş birliği, SCO konsensüsünü beklemeden güvenliği pekiştiren Ankara–Bakü–Astana–Taşkent hattına işaret ediyor.
Musabekov’a göre ŞİÖ, sınırları olan bir gösteri; Çin’in koridorları ve bölgesel ittifaklar ise gerçek işlerin yapıldığı alan. Rusya ile Azerbaycan, retorik tırmanmadan kaçınarak sıcaklığı düşürecek ve dayanıklılığı artıracak: daha fazla lojistik kapasite, daha çeşitli enerji yolları.
Kaynak: Новости Кавказа (Rusça).


