@mneniyefm, Farhad Mammadov, Güney Kafkasya Araştırma Merkezi Başkanı
Güney Kafkasya bir sıfırlama sürecine giriyor. Bölge genelinde hükümetler, otuz yıl boyunca sabit kabul edilen varsayımları gözden geçirmeye yöneliyor. @mneniyefm Telegram kanalında yayımlanan bir değerlendirme, 44 günlük savaşın dört sonucunu — biri tam olarak gerçekleşmiş, üçü ise ilerleme halinde — ve kilit aktörlerin bunlar etrafında nasıl konumlandığını ortaya koyuyor.
Azerbaycan’ın Toprak Bütünlüğü ve Egemenliği
Mammadov’a göre, savaş sonrası gerçeklikleri tersine çevirme girişimleri 2023’ten sonra geri çekildi ve yerini kademeli uyum aldı. Tüm üye devletlerin — eski eşbaşkanlar dâhil — desteklediği AGİT’in Minsk Grubu’nu feshetme kararını, Washington, Moskova, Paris ve Brüksel’in dosyayı kapalı saydığının kanıtı olarak gösteriyor. İran cumhurbaşkanının Karabağ ziyaretinin ardından Tahran’ın da bu kapanışla uyumlu olduğu ifade ediliyor.
Yurtdışındaki bazı savunuculuk çevreleri konuyu canlandırmaya çalışsa da metin bunları marjinal olarak niteliyor. Ayrıca Rusya’da, oraya taşınan bazı Karabağ Ermenilerinin Ukrayna’daki savaş için seferber edildiği iddia ediliyor — bunun Azerbaycan’a karşı bir lobi değil, bir mobilizasyon havuzu olarak çerçevelendiği belirtiliyor.
Azerbaycan ile Ermenistan Arasında Barış
Metne göre barış süreci artık pratik takvimlere sahip. Her iki hükümet “barışa hazır” ve koordineli adımlar atıyor.
Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği siyasi ve mali olarak yatırım yapmaya konumlandı; Türkiye ve Gürcistan sürece açık destek veriyor.
Rusya ve İran’ın süreci kerhen desteklerken uygulamayı geciktirmeye çalıştıkları — bu nedenle Moskova’nın Washington aracılığıyla varılan mutabakatların nasıl hayata geçirileceğine dair kamuoyu önündeki ısrarı — ifade ediliyor.
Yeniden savaşın artık mümkün olmadığı varsayımıyla, analize göre Ermenistan’ın Rusya ve İran’a askeri bağımlılığı azalıyor. Moskova tanıdık kaldıraçları (iç siyaset, diaspora, ekonomik bağlar) yoklamaya devam ederken, Tahran’ın askeri ittifak söyleminden Erivan ile stratejik ortaklığa yöneldiği görülüyor.
Ermenistan–Türkiye Normalleşmesi
Metin, tarafların hazır olduğunu ve Bakü’nün bu hattı Ermenistan–Azerbaycan gündemiyle senkronize ettiğini söylüyor.
ABD/AB normalleşmeyi destekliyor ve bunu finanse etmeye hazır.
Rusya ve İran en tedirgin aktörler olarak tasvir ediliyor: Türkiye’nin Ermenistan içinde mevcut bir varlığı yok ve normalleşme Ankara’nın bölgedeki ayak izini genişletecek.
Her iki başkent de Türkiye’nin Ermenistan’ın ekonomik ve siyasi sahnesine girişine hazırlanmaya çalışıyor; bunu engellemek ise giderek zorlaşıyor.
Ulaşım Hatlarının Açılması
Bakü ve Erivan ilerlemeye hazır olduklarını belirtti; ABD “sahada” yer almayı amaçlıyor, AB ise bazı unsurları finanse etmeye hazır — özel temsilcisinin Bakü, Nahçıvan ve Ermenistan’ı ziyaret ettiği analize not düşülüyor.
Yazar, özellikle Zengezur Koridoru’nun TRIPP segmentinin tanımlanması ve altyapının temelinin atılması etrafında tasarım ve kontrol konusunda “son bir mücadele” bekliyor.
Ermenistan, güzergâhlar yeniden açılırken çıkarlarını güvenceye almak için dosyayı İran, Fransa ve Rusya ile yürütüyor şeklinde betimleniyor.
Yazara göre bölge başkentleri savaşın sonuçlarını uygulamaya yönelerek Güney Kafkasya’nın yeni parametrelerini belirliyor. Azerbaycan ve Ermenistan temel kararları kendileri alırsa, dış aktörlere bir emrivaki sunulacak ve ortaya çıkan gerçekliğe daha hızlı uyum sağlayacaklar. Türbülans ve sürtüşme beklenmeli, ancak süreç ilerliyor.


