Amerika Birleşik Devletleri, genellikle Zengezur koridoru olarak adlandırılan ve Washington muhatapları tarafından TRIPP (Trump Route for International Peace and Prosperity – Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası) olarak markalaştırılan sınır ötesi güzergâhın kilit bir bölümünü yeniden inşa etmek için Ermenistan’a ilk etapta 145 milyon dolarlık bir ödenek onayladı; bu da görüşmelerden uygulamaya geçişin sinyali olarak değerlendiriliyor.
Bu, Güney Kafkasya Siyaset Bilimciler Kulübü Başkanı İlgar Velizade’nin Daily Europe Online YouTube kanalında yaptığı değerlendirme. Velizade, fonların Ermenistan topraklarındaki Meghri kesimi için ayrıldığını ve Ermenistan hükümeti tarafından yönetileceğini söyledi. Rakamı, 2021’in sonlarında yapılan yaklaşık 220–230 milyon dolarlık Ermeni maliyet tahminleriyle ilişkilendirdi ve ilk ödeneğin “temel finansman” olduğunu, çalışmalar ilerledikçe ek ödemelerin yapılmasının muhtemel olduğunu savundu.
Analist, bu finansmanı hızlandırılmış diplomasi haftasına bağladı: Bakü’de ulaşım bağlantılarını görüşmek için ABD kurumlar arası bir heyet ve Türk ile Ermeni özel temsilcilerinin sınır buluşması. Birlikte değerlendirildiğinde, bu adımların “projenin pratik bir aşamaya girdiği algısını pekiştirdiğini” söyledi.
Türkiye – Ermenistan hattı ve piyasa sinyalleri
Velizade, Ankara ile Erivan arasındaki normalleşme adımlarının, Ermenistan–Azerbaycan bağlantı gündemiyle senkronize edildiğini belirtti. Ermeni yetkililerin, Ermeni raflarında Azerbaycan ve Türk mallarının görüneceğine dair açıklamalarına ve sınır kısıtlamalarının hafifletilmesi ihtimaline dikkat çekti.
Bunların çoğunun, birbirlerinin hava sahasından yapılan rutin uçuşlar da dâhil olmak üzere, zaten gayriresmî olarak mevcut olan ticaret ve havacılık düzenlerini resmileştirdiğini savundu.
Ermenistan’da kamuoyu
Ermenistan’da Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilere karşı düzenlenen protestolar hakkında sorulan soruya Velizade, son gençlik mitinglerindeki katılımın zayıf olduğunu söyledi ve radikal akımları marjinal olarak tanımladı.
Anket “fotoğraflarına” fazla anlam yüklenmemesi gerektiği konusunda uyardı, ancak sürekli sokak hareketlerinin olmamasının, toplumun ekonomik açılıma odaklı yeni, daha pragmatik bir gündeme uyum sağladığını gösterdiğini savundu.
Coğrafya ideolojinin önünde
Velizade, politika değişikliğini ekonomik coğrafyanın kabulü olarak değerlendirdi. Kapalı bir ülke olan Ermenistan’ın, sınırlarının çoğu kapalıyken ve küresel pazarlara sınırlı erişimi varken gelişemeyeceğini söyledi.
İsrail ekonomisiyle karşılaştırmaların farklı coğrafya ve deniz erişimi nedeniyle uygun olmadığını ekledi. Ona göre, doğu–batı ve kuzey–güney hatlarını açmak yapısal bir zorunluluk, taktiksel bir tercih değil.
“Batı Azerbaycan” ve karşılıklı dönüşler
Batı Azerbaycan topluluğu temsilcilerinin açıklamalarına değinen Velizade, onların – en azından prensipte – Ermeni vatandaşlığını kabul edip Ermenistan’da yaşamaya hazır olduklarına dair beyanlarını, hareket ve ikamet konusunda karşılıklılığa yönelik bir söylemsel jest olarak nitelendirdi.
Hızlı nüfus değişimlerini öngörmedi, ancak sınırlar açılır ve diplomatik ilişkiler kurulursa, daha geniş dönüşümün zamanla insanların ve işletmelerin serbest dolaşımını mümkün kılabileceğini söyledi.
Ermeni muhalefeti ve dış etki
Velizade, Ermenistan’ın eski liderlik figürlerini siyaseten tükenmiş olarak tanımladı ve yöntemlerinin ve mesajlarının mevcut gerçeklerle uyumsuz olduğunu savundu.
Eskiden radikal gündemleri finanse eden ağların – ister Kremlin’den ister diaspora çevrelerinden olsun – yeni bağlamda kendilerini yeniden yaratmakta zorlandıklarını söyledi.


