Buğday ithalatındaki artış uzun vadede ekmek fiyatları üzerinde ciddi etkilere yol açabilir. Bu etkinin gıda güvenliği analizinde dikkate alınması gereken birkaç önemli boyutu var. Küresel buğday fiyatları, iklim değişiklikleri, jeopolitik çatışmalar (özellikle devam eden Rusya-Ukrayna savaşı), lojistik sorunlar ve artan küresel talep nedeniyle önemli dalgalanmalara maruz kalıyor. İthalata bağımlılığın artmasıyla birlikte Azerbaycan’da ekmeğin maliyeti giderek bu dış faktörlere karşı daha kırılgan hale geliyor.
Bu değerlendirmeyi Liberal Ekonomistler Merkezi Başkanı Akif Nasirli yaptı.
“İthalat dolar veya diğer yabancı para birimleri üzerinden gerçekleşiyor. Manat kurunda yaşanacak değişiklikler, buğdayın maliyetini kaçınılmaz olarak artıracak ve bu durum doğrudan nihai tüketici için ekmek fiyatına yansıyacak. Yerli üretimin yetersizliği halinde ithalat bu açığı kapatmak zorunda kalacak, fakat uzun vadede bu durum çiftçilerin ekim alanlarını genişletme motivasyonunu azaltır. Bu ise yerli üretimin daha da daralmasına, ithalata bağımlılığın artmasına ve sonuç olarak temel gıda maddesinin fiyat istikrarının ciddi tehdit altına girmesine yol açıyor. Şu anda devlet, sübvansiyonlar, uygun krediler ve buğday rezerv fonunun korunması yoluyla un ve ekmek piyasasını aktif biçimde düzenliyor. Ancak sübvansiyonların azalması veya ithal buğdayın uzun süre yüksek kalması halinde ekmek fiyatlarının artışı kaçınılmaz olacak,” diye vurguladı uzman.
Nasirli, uzun vadede buğday ithalatının ekmek fiyatlarını dış faktörlere daha bağımlı hale getirdiğini belirtiyor.
“Son yıllarda Azerbaycan’da buğday ithalatı ve ekmek fiyatları dinamiklerini analiz ettiğimizde, 2024 yılında ülkenin yaklaşık 1.292.000 ton buğday ithal ettiğini görüyoruz. Bu, 2023’e göre %9,9 artış demek.
Aynı zamanda ithalat harcamaları 279,6 milyon dolar seviyesinde oldu ki bu da 2023’e göre %7,9 daha düşük. Bu olumlu bir işaret. Ancak bu yılın yalnızca Ocak ayında 86.654 ton buğday ithal edildi. Bu, miktar bazında %23,5 ve maliyet açısından %14,8 artış anlamına geliyor ki bu da ithalat maliyetlerinde yeni bir yükseliş trendine işaret edebilir. 2024’te ithal edilen buğdayın büyük kısmı Rusya’dan (%90,2) ve Kazakistan’dan geldi,” dedi A. Nasirli.
Liberal Ekonomistler Merkezi Başkanı olumlu bir gelişmeye de dikkat çekti: yerli üretim (öz yeterlilik) oranı yaklaşık %58’e yükseldi. Bu, geçmişte sadece %30 olan seviyeye kıyasla ciddi bir ilerleme anlamına geliyor. İthal edilen buğday miktarı artsa da toplam ithalat harcamalarının azalması, kısa vadede fiyat istikrarı açısından olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Ancak dış tedarike bağımlılık hâlâ yüksek seviyede.


