Rus gazeteci ve yorumcu Maksim Şevçenko, Hazar Denizi’nin dış güç oyunlarına sahneye çevrilmesine karşı uyarıda bulunarak burayı yalnızca kıyıdaş ülkelere ait bir “kutsal bölge” olarak nitelendirdi.
Yakın tarihli bir röportajında, Şevçenko, Rusya, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan ve İran güvenlikten çevresel bozulmaya kadar acil ortak sorunlarla karşı karşıyayken bölgenin istikrarının dış provokasyonlar ve jeopolitik manipülasyonlarla çok sık baltalandığını savundu.
“Hazar, dışarıdan gelenler için bir oyun alanı değildir. Hazar’dan ellerinizi çekin,” diyen Şevçenko, denizin büyük güç rekabetinin bir cephesi değil; işbirliği, ekoloji ve karşılıklı güvenlik alanı olarak korunması gerektiğinde ısrar etti.
Yukarı havzalardaki barajların yol açtığı su seviyesindeki düşüş, artan kirlilik ve fokların kitlesel ölümlerine işaret ederek, acil ve ortak bölgesel eylem gerektiren sorunları vurguladı. Aynı zamanda Şevçenko, Hazar’ın militarizasyonunun ya da bölge dışı aktörlerin siyasete dâhil edilme girişimlerinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Ona göre, Şuşa konferansı tartışması ve hedefli medya provokasyonları gibi olayların körüklediği Rusya–Azerbaycan ilişkilerindeki son gerilimler, “dış güçlerin” fay hatlarını ne kadar kolay istismar edebildiğini gösterdi. Ancak artık rüzgârın yön değiştirdiğini savundu: Azerbaycan üzerinden İran’a planlanan Rus gazı transitine benzer projeler, “duygular bir kenara bırakıldığında” işbirliğinin pragmatik potansiyelini ortaya koyuyor.
Şevçenko’nun uyarısı, uzun süre kapalı bir jeopolitik alan olarak görülen Hazar’ın giderek küresel enerji, transit ve güvenlik gündemlerinden etkilendiği bir anda yankı buluyor. Mesajı net: Beş kıyıdaş devlet için Hazar bir jeopolitik savaş alanı değil, bölgesel bir ortak miras olarak kalmalıdır.


