Ermenistan’la yaşanan savaş sonucunda yüzbinlerce Azerbaycanlı, doğdukları topraklardan zorla göç ettirildi. Yaklaşık otuz yıl boyunca bu insanlar, Azerbaycan’ın çeşitli bölgelerinde onlar için inşa edilen özel yerleşim alanlarında “zorunlu göçmen” statüsünde yaşadı.
Vatan Muharebesi’ndeki zafer ve ülkenin toprak bütünlüğünün yeniden sağlanmasının ardından yeni bir dönem başladı – göçmenlerin aşamalı olarak Karabağ’daki ata yurtlarına dönüş süreci.
Karabağ’a dönenlerin yaşadığı konutlar boşaldıkça, bu evlerin gelecekteki kullanımına ilişkin soru gündeme geldi.
Devlet Mülteciler ve Zorunlu Göçmenler Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre, kurtarılan topraklara dönüşte öncelik, en zor yaşam koşullarında bulunan kişilere veriliyor. İlk etapta, geçici olarak yıkılma tehlikesi altındaki binalarda – yurtlarda, sanatoryumlarda, tamamlanmamış yapılarda veya başkalarına ait dairelerde – kalan aileler yerleştiriliyor.
Bakü, Sumgayıt ve diğer şehirlerde Karabağ’a dönme kararı alan göçmenlerin boşalttığı konutlar ise boş bırakılmıyor. Bu daireler, geçici olarak diğer ihtiyaç sahibi zorunlu göçmenlere tahsis ediliyor.
“Zorunlu göçmenlerin yaşam koşullarını iyileştirmek amacıyla inşa edilen konut komplekslerinden taşınma durumu son derece nadirdir. Bir daire boşaldığında, yeniden tahsis sırasında öncelikli olarak ailenin sosyal durumu dikkate alınır,” denildi Komite açıklamasında.
Azerbaycan Bakanlar Kurulu’nun “Zorunlu göçmenlerin geçici yerleşim fonundan konut tahsisine ilişkin Kurallar”ı onaylayan 65 No’lu kararı uyarınca, bu konutlar özel bir yasal statüye sahiptir. Satılamaz, devredilemez, kiralanamaz, bağışlanamaz, rehin verilemez ve üçüncü kişilere tahsis edilemez. Ayrıca bu evlerde yaşayanlar yabancı kişileri yerleştirme hakkına sahip değildir.
Kaynak: Modern.az


