AGİT Minsk Grubu, uzun süredir çözümsüz kalan Dağlık Karabağ çatışmasının bir kalıntısı olarak görülen yapı, uluslararası diplomatik sahneden silinmek üzere. Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, 26 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Washington’a yaptığı son ziyaretle ilgili özel Kabine toplantısında, Minsk Grubu ve yardımcı yapılarının feshedilmesine ilişkin karar taslağının AGİT üye devletlerine sunulduğunu açıkladı.
Söz konusu kararın 1 Eylül’de kabul edilmesi bekleniyor ve bu durum bölgenin diplomatik mimarisinde tarihi bir değişim anlamına gelecek. Bayramov, üye devletlerin gerekli onay prosedürlerini desteklemeleri konusunda teşvik edildiğini vurguladı.
Neden Önemli?
Yaklaşık otuz yıl boyunca Minsk Grubu, Ermenistan–Azerbaycan çatışmasında uluslararası arabuluculuğun sembolüydü. Ancak 2020’deki 44 günlük savaş ve Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü yeniden sağlamasından sonra grup büyük ölçüde işlevsiz hale geldi.
-
Uzun süredir beklenen talep yerine getirildi: Dağıtılması, Azerbaycan’ın savaş sonrası müzakere gündemindeki temel şartlardan biriydi.
-
Belirsizlik sona erdi: Cumhurbaşkanı Aliyev’in Al Arabiya’ya verdiği son röportajda dediği gibi, “Eğer ısrar etselerdi, bu Karabağ üzerinde hâlâ toprak iddiaları olduğunu gösterirdi.”
-
Yeni gerçekler tanındı: Tarafların Washington çerçevesinde birbirlerinin sınırlarını resmen kabul etmesiyle Minsk Grubu’nun varlığına dair hukuki ve siyasi bir zemin kalmadı.
Uzman Görüşü
Oxu.Az’a konuşan milletvekili Nigar Memmedova, bu adımı Azerbaycan için diplomatik bir zafer olarak nitelendirdi:
“Minsk Grubu’nun resmen kapatılması açık bir mesaj veriyor: çatışma bitmiştir. Bu adım Azerbaycan’ın uluslararası platformlardaki konumunu güçlendirecek ve bölgede sürdürülebilir barış mimarisinin önünü açacaktır.”
Sırada Ne Var?
1 Eylül’de AGİT’in grubun feshedilmesini resmen onaylaması bekleniyor.
Bu karar, işgali önleyemeyen veya barış sağlayamayan 30 yıllık arabuluculuk sürecinin sona erdiğini simgeleyecek.
Analistler, bunun bölgesel iş birliği için yeni bir sayfa açacağını, ulaşım koridoru girişimleri ve daha geniş çaplı savaş sonrası yeniden yapılanma ile uyumlu olacağını öngörüyor.


