Rus hükümeti, Devlet Başkanı Vladimir Putin’e Avrupa İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muameleyi Önleme Sözleşmesi’nden çıkmayı önerdi. Bu adım, Moskova’nın Avrupa hukuk normlarından kopuşunu daha da derinleştiriyor.
Karara göre, Rusya 1987 tarihli sözleşmeyi ve 1993 ek protokollerini feshedecek. Tasarı onaylanırsa, Devlet Duması’na sunulacak.
Eleştirmenler, bunun basit bir yasal teknik mesele olmadığını, sistematik ihlaller için açık bir davetiye olduğunu söylüyor. Avrupa’nın en önemli insan hakları mekanizmasının terk edilmesiyle, Rusya gözaltındaki kişilerin muamelesine ilişkin son dış denetim aracını ortadan kaldırıyor. İnsan hakları savunucuları, bu adımın işkencenin, siyasi nedenlerle tutuklamaların ve muhalefete yönelik sert baskıların önünü açabileceği konusunda uyarıyor.
Rusya sözleşmeye 1996’da katılmıştı. Ancak 2022’de Avrupa Konseyi’nden ayrılması sonrası etkisi azalmıştı. O tarihten bu yana Moskova, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden de çekilerek uluslararası denetimden kasıtlı bir şekilde uzaklaştı.
Uzmanlara göre bu, Kremlin’in hesap vermeden baskıyı kurumsallaştırma stratejisinin bir parçası. Siyasi tutuklular, askerlikten kaçanlar ve sert yasalarla hedef alınan etnik azınlıklarla dolan hapishanelerde, dış denetimin yokluğu gözaltı merkezlerini insan hakları açısından “kara deliğe” çevirebilir.

