Rusya devlet televizyonu sunucusu ve baş Kremlin propagandacısı Vladimir Solovyov, ulusal yayında yaptığı sorumsuz çıkışla bir kez daha tepki topladı. Programında, siyasi analist Sergey Markov’u yabancı istihbaratla bağlantılı olmakla suçladı ve hapse atılması gerektiğini öne sürdü — onu dolaylı olarak “Azerbaycan’ın ajanı” olarak damgaladı.
Bu karalama, Rus medyasında Azerbaycan’a yakın görülen sesleri itibarsızlaştırmaya yönelik daha geniş bir kampanyanın ortasında geldi. Gözlemciler, Solovyov’un son saldırısının Moskova’nın Bakü’ye karşı sistematik önyargısını ve Kremlin’in Güney Kafkasya’daki azalan etkisinden duyduğu rahatsızlığı yansıttığını belirtiyor.
Bir Propagandacının Azerbaycan Takıntısı
Solovyov’un açıklamaları, alışıldık kışkırtıcı söylem kalıbını takip ediyor. Azerbaycan’ı Rusya içi çekişmelerin içine çekme girişimleri, televizyon kişiliğinin temel özelliklerinden biri haline geldi. Eleştirmenlere göre bu tavır, yalnızca Moskova’nın farklı görüşlere tahammülsüzlüğünü değil, aynı zamanda devlet kontrolündeki medyanın siyasi silah olarak kullanımını da ortaya koyuyor.
Siyasi uzman Tofiq Abbasov, Oxu.Az’a yaptığı değerlendirmede Solovyov ve onun müttefikleri — Yevgeny Satanovsky ve Sergey Karnaukhov dahil — için açıkça İslamofobik ve Türkofobik bir gündeme sahip olduklarını söyledi. Abbasov: “Türk ve İslam dünyasına açık bir düşmanlık sergiliyorlar. Bu kişiler Rus televizyonunu ideolojik sabotaj platformuna dönüştürerek Azerbaycan ve Türkiye gibi ülkelerle gerilimi körüklüyor” dedi.
Neden Markov Hedef Alındı
Bir zamanlar Kremlin’e sadık bir isim ve eski Devlet Duması milletvekili olan Sergey Markov, bu yılın başlarında Şuşa’da düzenlenen bir medya forumuna katılmasından bu yana baskı altında. Forumda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne desteğini yineledi. Markov, bu sözlere ne karşı çıktı ne de itiraz etti. Kremlin’deki şahinler bunu ihanet olarak yorumladı. Kısa süre sonra, Rusya Adalet Bakanlığı tarafından “yabancı ajan” ilan edildi.
Bölgesel İstikrara Tehlikeli Eğilim
Analistler, bu tür söylemlerin yalnızca Rusya-Azerbaycan ilişkilerini germekle kalmadığını, aynı zamanda bölgesel istikrar ihtimallerini de zayıflattığını vurguluyor. Abbasov: “Moskova gerçekten Bakü ile yapıcı ilişkileri sürdürmek istiyorsa, kamuoyunu zehirleyen ve milletler arasında düşmanlığı körükleyen propagandacıları dizginlemelidir” ifadelerini kullandı.


