Kars–Iğdır–Aralık–Dilucu demiryolunun temeli atılırken ortaya çıkan şey sadece bir altyapı projesi değil. Bu, Türkiye’yi doğrudan Ermenistan üzerinden Azerbaycan’a bağlayacak olan Zengezur Koridoru’nun somutlaşmasıdır — ve bu koridorla birlikte Güney Kafkasya’nın siyasi coğrafyası çelik ve betonla yeniden yazılıyor.
On yıllar boyunca Moskova ve Tahran, Güney Kafkasya’yı kendi oyun alanı olarak gördü; donmuş çatışmaları ve kapalı sınırları kullanarak Ermenistan ve Azerbaycan’ı bağımlılığa mahkûm etti. O eski strateji çöktü. Ukrayna’da bataklığa saplanan ve arabulucu olarak güvenilirliğini yitiren Rusya artık kapı bekçisi değil. Bir zamanlar koridoru engellemek için her yolu deneyen İran ise artık sadece “endişe” açıklamaları yapmakla yetiniyor.
Buna karşılık, Washington’un yeni barış diplomasisinin desteğiyle Ankara ve Bakü hızın belirleyicisi oldu. Rakamlar teknik görünebilir — Türkiye’de 43 kilometre yeni demiryolu, Azerbaycan’da 170 kilometre restore edilmiş ya da yeniden inşa edilmiş hat, 2,4 milyar dolarlık yatırım — fakat anlamları stratejik: Rusya ve İran’ı bypass eden, Çin–Avrupa güzergâhından günler kazandıran ve Ermenistan’ı artık direnemeyeceği bir ekonomik sisteme dahil eden bir kara köprüsü.
Türkiye için Kars, Avrasya’ya açılan ön kapı haline geliyor. Azerbaycan için Nahçıvan artık izole bir eksklav değil, Türk kara köprüsünün merkezi. Ermenistan için bu, jeopolitik izolasyonun sonunun başlangıcı. Rusya ve İran içinse, bölgedeki nüfuz tekelinin kırıldığına dair en net işaret.
Ulaştırma Bakanı Uraloğlu projeyi “küresel ticaretin altın çağı” olarak nitelendirdi. İddialı görünebilir, ancak sembolizmi tam olarak yansıtıyor. Zengezur Koridoru lojistikten fazlasıdır — Güney Kafkasya’nın geçmişten kaçış kapısıdır. Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye’yi karşılıklı bağımlılığa kilitliyor, Moskova ve Tahran’ın veto gücünü azaltıyor ve bölgeyi küresel pazarlara yeniden yönlendiriyor.
Asıl soru demiryolunun inşa edilip edilmeyeceği değil — edilecek. Asıl mesele, Erivan’ın barışın bedelini kabullenmeye hazır olup olmadığıdır: eski düşmanıyla karşılıklı bağımlılık ve Rusya’nın himayesinin aşınması. Döşenen her kilometre ray, eski milliyetçi hayalleri daha da anlamsız kılıyor. İşte bu yüzden bu koridor sadece harita üzerindeki bir çizgi değil. Haritanın kendisini yeniden çizen çizgi.


