Azerbaycan’da resmi istatistikler bile durumu açıkça ortaya koyuyor: Geçtiğimiz yıl 78.000’den fazla kürtaj yapıldı; bunların arasında 15 ila 17 yaşındaki onlarca genç kız da vardı. Ancak bu sayıların arkasında daha derin ve ürkütücü bir gerçek yatıyor: Sessizlik, korku ve ailelerle çocuklar arasındaki kopmuş iletişim.
Doktorlar, tıbbi tehlikelere dikkat çekiyor. Bir jinekolog, genç yaşta yapılan kürtajların sadece istenmeyen bir gebeliği sonlandırmak olmadığını, aynı zamanda genç kızların üreme sağlığını kalıcı olarak tehdit ettiğini vurguluyor. Ancak trajedi yalnızca tıbbi değil.
Peki gençler bu duruma nasıl düşüyor? Cevap çoğunlukla ailelerde yatıyor. Sosyologlara göre, ebeveyn rehberliğinin eksikliği ve cinsellik hakkında açık konuşmanın olmaması, genç kızları korku ve yanlış bilgilerle baş başa bırakıyor. Aileler konuşmadığında, devreye sosyal medya ve arkadaş çevresi giriyor — çoğu zaman tehlikeli sonuçlarla.
Kültürel tabular da süreci derinleştiriyor. Birçok evde, doğum kontrolünden söz etmek bile ayıp sayılıyor. Bu sessizlik ölümcül bir hal alıyor. Eğitim yerine gizlilik ve risk kalıyor gençlerin elinde.
Aile, Kadın ve Çocuk Problemleri Devlet Komitesi, sorunun başka bir boyutuna dikkat çekiyor: erken yaşta evlilikler ve yetersiz üreme sağlığı eğitimi. Kız çocukları öğrenci değil gelin olarak görüldüğünde, kırılganlık döngüsü yeniden başlıyor.
Asıl soru şu: Toplum bu gerçekle yüzleşmeye hazır mı? Ergen hamilelikleri ve kürtajları, bireysel hatalar değil, bozulmuş bir iletişim, eğitim ve sorumluluk sisteminin sonucu olabilir mi?
Eğer cevap hayırsa, bu sayıların artması kaçınılmaz. Ve her yeni rakamla birlikte bir kız çocuğunun sadece sağlığı değil; güvenliği, onuru ve geleceği de tehlikeye giriyor.


