Bakü Gündem
Yeni Müsavat medya grubunun yöneticisi, Azerbaycan’ın emektar gazetecisi Rauf Arifoğlu, Binyamin Netanyahu hükümetini sert sözlerle eleştirdi. Arifoğlu, hükümeti Gazze’yi yok etmekle ve dünya genelinde Yahudilere yönelik düşmanlığı artırmakla suçladı.
Prime TV Azerbaijan yayınında konuşan Arifoğlu, İsrail yönetiminin sorumluluğunun bütün Yahudi halkına yüklenmesine karşı çıktı. Türkiye’deki iktidar partisinin dini ve ideolojik yaklaşımını da hedef aldı.
Arifoğlu, mevcut İsrail yönetimine olumlu bakmadığını ve Türkiye’de dile getirilen, hükümetin eylemlerinin soykırım olduğu yönündeki değerlendirmeyi paylaştığını söyledi.
“Gazze’yi yok ettiler. İsrail halkını da tecrit durumuna düşürdüler” dedi.
Ancak Netanyahu’yu kınamanın, devlet olarak İsrail’e veya Yahudilere düşmanlığa dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.
“Sıradan bir Yahudi, Netanyahu değildir”
Arifoğlu, Azerbaycan’ın İsrail ile yakın ilişkilerini ve Azerbaycan kökenli Yahudilerle bağlarını hatırlattı. İş insanı God Nisanov’un savaş döneminde Azerbaycan’a yaptığı yardımlardan özellikle övgüyle söz etti.
“O bizim hemşehrimizdir, onunla gurur duyuyoruz. Ama o Netanyahu değildir. Sıradan bir Yahudi, Netanyahu değildir” diye konuştu.
İsrail’in içinde de başbakana ve politikalarına sert biçimde karşı çıkan çok sayıda insan bulunduğunu belirtti.
“Netanyahu adıyla bütün İsrail’i ve bütün Yahudi halkını kast edemeyiz” dedi.
Filistinliler için “Onlar bizim Müslüman kardeşlerimiz. Yüreğimiz acıyor” diyen Arifoğlu, Filistinlilerle dayanışma ile İsrail’le ilişkileri sürdürmenin birbirini dışlamadığını savundu.
“Kravatın altında bir molla oturuyor”
Arifoğlu, Türkiye’deki Adalet ve Kalkınma Partisi temsilcilerini de aynı sertlikle eleştirdi. Bu kişileri Azerbaycan’la ilişkilere dini ideoloji üzerinden bakmakla suçladı.
“Çoğunluğunun o kravatının altında cübbeli, sarıklı bir molla oturuyor. Dini pencereden, ideolojik Osmanlı dünya görüşüyle bakıyorlar. Ama pragmatik devlet adamı gibi bakmıyorlar. İran gibi bakıyorlar. Böyle olmaz” ifadelerini kullandı.
Arifoğlu’na göre Kemalistlerle çatışma ve Atatürk’ün değerlerinden uzaklaşma, Türkiye toplumundaki kutuplaşmayı derinleştiriyor ve ülkenin cumhuriyet temellerine zarar veriyor.
Ankara’ya mezhepsel ayrılıklar yerine devlet çıkarlarını ve Türk dünyasının çıkarlarını esas alma çağrısında bulundu.
Azerbaycanlılarla Türkler arasındaki ilişkiler için “Biz kan kardeşiyiz” dedi.
İran, dini nüfuz ve okul üniforması
Konuşmasının önemli bir bölümünü İran’a ayıran Arifoğlu, Tahran’ın dini siyasi nüfuz aracı olarak kullandığını ve Azerbaycan’da kendi kontrolünde bir sistem kurmaya çalıştığını ileri sürdü.
Azerbaycan devletinin, İran’ın dini ve siyasi nüfuzunun bölgede yayılmasını engellediğini savundu. Ortak okul üniformasına yaklaşımını da bu çerçevede açıklayarak konuyu dış baskıya karşı koymanın bir parçası olarak gördüğünü söyledi.
“Azerbaycan’a yönelik tehdit var” dedi.
Arifoğlu, bütün Şiilerin İran yanlısı olarak görülmesine de karşı çıktı. Kendi dini aidiyetinin Tahran’ın politikalarına sürekli karşı çıkmasına engel olmadığını vurguladı.
“Caferi geleneğine mensubum diye beni itibarsızlaştırmanız mı gerekiyor? Ben İran’a karşı duruyorum” diye konuştu.
İran’ın dini ve siyasi ideolojisini Azerbaycan’a yönelik başlıca tehditlerden biri olarak niteleyen Arifoğlu, Türkiye’de benzer bir yaklaşıma yöneldiğini düşündüğü kesimleri eleştirdi.
Sert eleştirilerine rağmen Bakü ile Ankara’nın mevcut anlaşmazlıkları aşacağına inandığını söyledi.
“Bizim başka yolumuz yok. Türk’ün Türk’ten başka kardeşi yoktur” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Kaynak: AZE.US

