Rus gazeteci Maksim Şevçenko, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ABD ile Çin’i dünyanın iki süper gücü olarak tanımlamasının Moskova’da Rusya’ya karşı dostane olmayan bir mesaj şeklinde yorumlanmaması gerektiğini söyledi.
Şevçenko, Vestnik Kavkaza’nın YouTube kanalındaki “Kaynama Noktası” programında, Aliyev’in 2 Ekim’de Yeni Azerbaycan Partisinin sekizinci kurultayında yaptığı konuşmayı değerlendirdi.
Aliyev, resmî olarak yayımlanan konuşmasında, Azerbaycan’ın kısa süre önce hem Çin hem de ABD ile stratejik ortaklık ilişkileri kurduğunu belirtti. Her iki ülkeyi dünyanın iki süper gücü olarak nitelendiren Aliyev, bu ortaklıkların Bakü’ye duyulan uluslararası güveni ve Azerbaycan’ın bağımsız dış politikasını yansıttığını söyledi.
Şevçenko’ya göre bu ifade, söz konusu devletlerin küresel ölçekteki imkânları ve Azerbaycan’ın Washington ile Pekin’le geliştirdiği pratik ilişkiler üzerinden okunmalı. Rusya’nın bu sözlerden alınması için bir neden bulunmadığını savunan gazeteci, “süper güç” tanımının dünya çapında projeler gerçekleştirebilen devletler için kullanıldığını kaydetti.
Şevçenko ayrıca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in daha önce Moskova’nın süper güç statüsü iddiasında olmadığını açıkladığını hatırlattı. Putin, 2016’da bu rolün maliyetli ve “anlamsız” olduğunu söylemiş; 2013’te de Rusya’nın hegemonya aramadığını belirtmişti.
Çin ve ABD, Azerbaycan’ın stratejisinde neden önemli?
Şevçenko, Çin’in Azerbaycan açısından önemini ülkenin ekonomik gücü, teknolojik kapasitesi ve ulaştırma altyapısıyla ilişkilendirdi. Azerbaycan’ın, Çin ve Orta Asya’yı Hazar Denizi ile Güney Kafkasya üzerinden Avrupa’ya bağlayan güzergâhta kilit bir konumda bulunduğunu söyledi.
Gazeteciye göre bu ilişki yalnızca yük taşımacılığından ibaret değil; yeni işletmelerin, altyapının ve daha geniş ekonomik bağların geliştirilmesi potansiyelini de içeriyor. Bakü’nün Pekin’le ilişkileri, Azerbaycan’ın bölgesel bağlantılardaki rolü ile ticaret ve yatırım olanaklarını genişletme hedefinin bir parçası.
Şevçenko, ABD’nin ise askerî erişimi, doların küresel rolü ve Washington’un dünya finans sistemi üzerindeki etkisi nedeniyle uluslararası düzenin merkezinde kaldığını belirtti. Bu nedenle Azerbaycan’ın ABD ile işlevsel ilişkiler kurmasını rasyonel bir dış politika tercihi olarak değerlendirdi.
Ona göre Bakü’nün her iki ülkeyle ilişkileri tek bir jeopolitik bloka bağlanmak yerine ticaret, lojistik, enerji ve yatırımlar gibi somut çıkarlara dayanıyor.
Konuşmanın merkezinde egemenlik vardı
Şevçenko, Aliyev’in konuşmasındaki temel mesajın Azerbaycan’ın egemenliği ve bağımsız karar alabilme kapasitesi olduğunu söyledi. Aliyev’in, ülkenin toprak bütünlüğü ile egemenliğinin yeniden sağlanmasını Azerbaycan’ın uluslararası konumunu güçlendiren bir gelişme olarak sunduğunu belirtti.
Aliyev ayrıca Azerbaycan’ın silahlarını kendi kaynaklarıyla satın aldığını vurguladı. Şevçenko’ya göre bu ifade, dışarıdaki bir koruyucuya bağımlılık yerine ülkenin siyasi ve mali bağımsızlığının altını çiziyordu.
Aynı konuşmada Aliyev, Azerbaycan’ın rakip uluslararası kamplara katılmayacağını, büyük güç merkezleriyle ilişkilerini sürdürürken kendi çıkarlarını koruyacağını ifade etti. Asya ile Avrupa’yı birleştiren Orta Koridor dâhil ülkenin büyüyen transit rolüne de dikkat çekti.
Ermenistan ve Rusya ile ilişkiler
Şevçenko, bölgesel koşulların Azerbaycan ile Ermenistan arasında daha ileri normalleşme için fırsatlar yarattığını söyledi. Sınırların açılması, ekonomik işbirliğinin genişletilmesi ve iki ülke arasında doğrudan diyaloğun sürdürülmesi ihtimallerine işaret etti.
Rusya-Azerbaycan ilişkilerine değinen gazeteci, Aliyev’in sözlerinin yeni bir gerginlik dalgası oluşturmak amacıyla kullanılmasına karşı çıktı. Rusya’da Azerbaycan karşıtı olduğunu ileri sürdüğü bir grubun bu tür açıklamaları ikili ilişkilere zarar vermek için kullandığını savundu.
Şevçenko, Putin ile Aliyev arasındaki ilişkileri saygılı ve karşılıklı çıkarlara dayalı olarak tanımladı. İki ülkenin küresel güç dengesini farklı biçimde değerlendirmesinin düşmanlık işareti sayılmaması gerektiğini söyledi.
Aliyev’in konuşması, Azerbaycan’ın Moskova ile çalışma ilişkilerini sürdürürken Pekin ve Washington’la ekonomik ve siyasi bağlarını derinleştirmeye çalıştığı bir dönemde yapıldı. ABD ve Çin hakkındaki sözler, Bakü’nün rakip güçlerle işbirliği yaparken karar özgürlüğünü koruyabileceği yönündeki daha geniş mesajın parçasıydı.
Kaynaklar: AZE.US; VestiBaku; Vestnik Kavkaza.


