Ermenistan açısından Azerbaycan’la barış anlaşmasının hızla imzalanması daha büyük önem taşıyor; çünkü anlaşma ülkenin uzun vadeli güvenliği ve devlet yapısının kalıcılığı açısından kritik nitelikte. Ermeni siyaset uzmanı Ruben Mehrabyan bu değerlendirmeyi yaptı.
Ermenistan’daki Cumhuriyet İçin Partisinin Başkan Yardımcısı Mehrabyan, Azerbaycan’ın ise müzakereleri sürdürmek için daha geniş bir siyasi hareket alanına sahip olduğunu ve aynı aciliyeti yaşamadığını Noyan Tapan’ın Rusça yayınında söyledi. Açıklamalarını Vesti Baku aktardı.
Başbakan Nikol Paşinyan’ın Azerbaycan’la barışın Ermeni devletinin kalıcılığının temeline dönüşmesi gerektiği yönündeki sözlerine yanıt veren Mehrabyan, normalleşmenin hayati önem taşıdığını belirtti. Ermenistan’ın geleceğinin komşularıyla, özellikle de Azerbaycan’la ilişkilerine doğrudan bağlı olduğunu söyledi.
Ancak iki ülkenin anlaşmanın zamanlamasına ilişkin çıkarlarının bütünüyle örtüşmediğini savundu.
Bakü neden bekleyebilir?
Mehrabyan’a göre barış anlaşması Ermenistan açısından Azerbaycan’a kıyasla daha büyük ve daha hızlı değişiklikler yaratacak.
Erivan, çatışma sonrası oluşan durumu mümkün olan en kısa sürede resmileştirmek ve stratejik belirsizliği ortadan kaldırmak istiyor. Bakü ise uzmanın değerlendirmesine göre diplomatik manevra için daha geniş alana sahip ve nihai çözüm açısından vazgeçilmez gördüğü konularda yanıt aramak için zamanı kullanabilir.
Mehrabyan bunun Azerbaycan’ın barışla ilgilenmediği anlamına gelmediğini söyledi. Uzun Ermenistan-Azerbaycan sınırında öngörülebilir bir durumun her iki ülkenin de çıkarına olduğunu, farkın esas olarak aciliyet düzeyinden kaynaklandığını belirtti.
TRIPP ve Rusya’nın bölgedeki rolü
Mehrabyan röportajın önemli bölümünü TRIPP’e ve Güney Kafkasya’daki ulaşım hatları üzerinde ABD ile Rusya arasındaki rekabete ayırdı.
Yeni güzergâhın yalnızca Ermenistan ve Azerbaycan’a değil, Washington’ın daha geniş Avrasya stratejisine de hizmet edeceğini söyledi. TRIPP’i, bölge ülkelerinin Rusya’ya bağımlı olmadan küresel pazarlara erişimini genişletebilecek bir ulaşım sisteminin parçası olarak tanımladı.
Moskova’nın geleneksel nüfuz araçlarını kaybetmek istemediğini, ancak proje üzerindeki etki kapasitesinin sınırlı olduğunu savundu. Rusya ile güzergâhla ilgilenen diğer tarafların aynı stratejik hedefleri paylaşmadığını belirtti.
Mehrabyan’a göre TRIPP, nihai Ermenistan-Azerbaycan barış anlaşması imzalanmadan önce de teknik olarak hayata geçirilebilir. Ancak kapsamlı bir anlaşma projeyi daha öngörülebilir ve yatırımcılar için daha cazip hâle getirecek.
Ermenistan Rus demiryolu işletmecisini değiştirebilir mi?
Mehrabyan, imtiyaz sözleşmesi kapsamında bir Rus şirketi tarafından işletilen Ermenistan demiryolu altyapısının geleceğini de değerlendirdi.
Rus imtiyazının sona erdirilmesini destekledi. Mevcut düzenlemenin uluslararası yatırım çekme ve yeni ulaşım projeleri geliştirme çabalarını zorlaştırdığını, Rus kuruluşlarını etkileyen yaptırımların bugünkü işletme modelini yabancı ortaklar için daha az cazip hâle getirdiğini söyledi.
Kazakistan’ın da yer alabileceği uluslararası bir konsorsiyum önerdi. Astana’nın Trans-Hazar ulaşım güzergâhlarındaki konumu ve Orta Asya bağlantıları nedeniyle önemli rol oynayabileceğini belirtti.
Mehrabyan, imtiyazın gözden geçirilmesi sırasında Ermenistan’ın hukuki yükümlülüklerinin de dikkate alınması gerektiğini kabul etti. Anlaşmazlığın Rusya’yla uzlaşma yoluyla veya hukuki süreçle çözülebileceğini söyledi.
Moskova’ya enerji bağımlılığı
Mehrabyan, Ermenistan’ın nükleer enerjisinin geleceğine ilişkin Rusya’nın önerilerini de eleştirdi.
Erivan’ın Moskova’ya enerji bağımlılığını derinleştirmek yerine ABD yapımı küçük modüler reaktörler dahil alternatif teknolojileri değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Ermenistan’ın enerji geleceğinin yeni üretim kapasitesi, dijital altyapı ve veri merkezleriyle ilişkilendirilmesi gerektiğini savundu. Rusya’nın önerilerinin ülkenin uzun vadeli ekonomik çıkarlarıyla giderek daha az örtüştüğünü belirtti.
ABD’deki siyasi değişim projeyi etkiler mi?
Mehrabyan, ABD’nin Ermenistan ve Azerbaycan’dan geçen ulaşım hatlarına ilgisinin stratejik olduğunu ve yalnızca Başkan Donald Trump’a bağlı olmadığını söyledi.
Bu nedenle Kongre’deki güç dengesinin değişmesinin Washington’ın bölgesel projelere desteğini kendiliğinden tersine çevirmemesi gerektiğini belirtti. ABD’nin Güney Kafkasya ve Orta Asya’yla bağlarını güçlendirmekte daha geniş bir çıkarı olduğunu savundu.
Mehrabyan ayrıca Trump’ın Rusya-Ukrayna savaşına yaklaşımını eleştirdi ve başkanı Moskova’ya karşı yeterince kararlı davranmamakla suçladı. Kremlin askerî hedeflerini sürdürürken Rusya’ya taviz verilmesinin çözümü yakınlaştırmayacağını söyledi.
Barış ve bölgede yeni rekabet dönemi
Mehrabyan, Ermenistan-Azerbaycan çatışmasının aktif aşamasının sona ermesinin bölgeyi yatırım, ulaşım koridorları ve ekonomik fırsatlar üzerinde yeni bir rekabet dönemine taşıdığını belirtti.
Ermenistan’ın temel görevinin barış anlaşmasını hızla güvence altına almak ve uluslararası altyapı projelerine katılım için koşullar yaratmak olduğunu söyledi. Azerbaycan’ın ise daha geniş hareket özgürlüğüne sahip olduğunu ve müzakere sürecini kendi taleplerini ilerletmek için kullanabileceğini ifade etti.
Mehrabyan, iki ülkenin de barış istediğini, ancak bunu hızla resmileştirmenin Ermenistan açısından daha acil olduğunu söyledi.
AZE.US kaynağı: Armenia Has More Urgency Than Azerbaijan to Sign Peace Deal, Mehrabyan Says


