Siyasi analist Rovshan Ibrahimov, Bakü ile Ankara arasındaki son gerilimin İsrail anlaşmazlığından ya da Azerbaycan okullarındaki başörtüsü kısıtlamalarından çok, Azerbaycan’ın değişen rolü ve Türkiye’yle eşit ortaklık talebinden kaynaklandığını söyledi.
Halen Özbekistan’da çalışan Ibrahimov değerlendirmeyi Daily Europe Online röportajında yaptı.
İki devlet arasında derin bir kriz bulunmadığını, 2008 ve 2009’daki gerilimlerin çok daha ciddi olduğunu belirtti. Ancak mevcut durumun müttefiklerin çözmesi gereken bir sorunu görünür hale getirdiğini söyledi.
Azerbaycan artık kendisini “küçük kardeş” olarak görmüyor
Ibrahimov, Azerbaycan’ın uluslararası konumunun 2020’den sonra değiştiğini söyledi. Bakü’nün küçük devlet kategorisinden orta düzeyde etkiye sahip bölgesel güç konumuna doğru ilerlediğini savundu.
Bu değişimin Rusya, İran ve Fransa’yı Azerbaycan hakkındaki varsayımlarını gözden geçirmeye zorladığını, Türkiye’nin de aynı uyumu sağlaması gerektiğini belirtti.
Ankara’nın 2008 ve 2009’da da Bakü’nün milli çıkarlarını Türkiye’nin dış politika gündemine tabi kılmayı reddettiğini gördüğünü hatırlatan Ibrahimov, benzer çelişkilerin şimdi yeniden ortaya çıktığını söyledi.
Türkiye’deki siyasi çevrelerin bir bölümünün “tek millet, iki devlet” formülünü belirli bir hiyerarşi ima edecek şekilde yorumladığını belirtti. Azerbaycan’ın ise ilişkiyi iki eşit ve egemen devlet arasındaki ittifak olarak gördüğünü vurguladı.
Mevcut tartışmanın merkezinde, kardeşliğin nerede bittiği ve bağımsız devlet politikasının nerede başladığı sorusunun bulunduğunu söyledi.
Başörtüsü ve İsrail tartışmaları neden değil, tetikleyici
Azerbaycan’da kız öğrencilerin dini kıyafetlerine yönelik kısıtlamalar nedeniyle Türkiye’den gelen eleştirilere değinen Ibrahimov, tepkilerin seçici olduğunu savundu.
Benzer kısıtlamaların diğer Orta Asya ülkelerinde de bulunduğunu, ancak Türkiye’de aynı ölçüde tepki doğurmadığını söyledi.
Azerbaycan’ın tarihsel olarak laik bir devlet şeklinde geliştiğini ve okullardaki devlet politikasının çocukları dış ideolojik etkilerden korumayı da amaçladığını belirtti. Yetişkinlerin dini özgürlüğü ile devlet okullarındaki kuralların birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.
Azerbaycan’da İslam’ın siyasallaştırılmasının önemli ölçüde dış etki merkezleri tarafından teşvik edildiğini savunan Ibrahimov, devletin laik niteliğinin korunmasını önemli gördüğünü belirtti.
Azerbaycan’ın İsrail’le işbirliğinin de özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle hassas bir meseleye dönüştüğünü kaydetti. Ancak ne İsrail ilişkilerinin ne de başörtüsü tartışmasının son gerilimi tek başına açıkladığını söyledi.
Türkiye’deki bazı siyasi ve ideolojik grupların bu konuları Azerbaycan’ın bağımsız politikasına yönelik daha derin rahatsızlığı dile getirmek için kullandığını savundu.
Türkiye’nin 2020 savaşındaki rolü
Ibrahimov, Türkiye’deki siyasetçilerin ve kamuoyuna mal olmuş isimlerin Ankara’nın İkinci Karabağ Savaşı’ndaki rolüne ilişkin açıklamalarını da değerlendirdi.
2020’de muharebeleri Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin yürüttüğünü, Türkiye’nin desteğinin ise esas olarak askeri-siyasi ve stratejik nitelikte olduğunu söyledi. Ankara’nın tutumunun üçüncü ülkelerin olası müdahalesini caydırmaya yardımcı olduğunu belirtti.
Türk silahları konusunda Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Azerbaycan’ın Türkiye’den aldığı askeri teçhizatın bedelini ödediğine ilişkin açıklamasını hatırlattı.
Türkiye’nin rolünü küçümsemenin de, bu desteği Bakü için sınırsız siyasi borç gibi göstermenin de yanlış olacağını söyledi.
2021 Şuşa Beyannamesi’nin karşılıklı güvenlik yükümlülükleri getirdiğini belirten Ibrahimov, Türkiye’nin Azerbaycan’a en az Azerbaycan’ın Türkiye’yle işbirliğine verdiği önem kadar ihtiyaç duyduğunu savundu.
Ibrahimov: TRIPP Ermenistan için daha önemli
Röportajda Azerbaycan ana karası ile Nahçıvan arasında Ermenistan üzerinden ulaşım bağlantısı sağlaması planlanan Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası, yani TRIPP de ele alındı.
Ibrahimov, güzergâhın Azerbaycan’dan çok Ermenistan için önemli olduğunu söyledi. Bakü’nün alternatif ulaşım yollarına sahip olduğunu ve Orta Koridor’un geliştirilmesine katıldığını belirtti.
Ermenistan üzerinden güzergâh açılmasının bölgesel ticareti büyüteceğini, ancak ilerleme sağlanmamasının Azerbaycan’ın mevcut lojistik projelerini tehlikeye atmayacağını söyledi.
TRIPP’in Ermenistan açısından ulaşım izolasyonunu kırmaya, Rusya’ya bağımlılığı azaltmaya ve ülkeyi uluslararası ekonomik bağlantılara dahil etmeye yardımcı olabileceğini kaydetti.
Projenin pratik uygulamasının belirsiz kaldığını; hangi ABD şirketinin çalışmayı yürüteceğinin ve bu şirkete tam olarak hangi işlevlerin devredileceğinin henüz bilinmediğini söyledi.
İbrahimov’a göre yeni iletişim hatlarının hızla başlamasında en büyük çıkar Ermenistan’a ait olmasına rağmen Erivan kararları geciktiriyor.
Ermenistan Anayasası
Ibrahimov, Ermenistan Anayasası’nın değiştirilmesini desteklediğini söyledi.
Ermenistan’ın mevcut devlet modelinin, Ermenistan Cumhuriyeti’nin çıkarlarıyla diaspora dahil küresel Ermeni toplumu fikrini açık biçimde birbirinden ayırmadığını savundu.
Devletin güçlendirilmesinin, sınırları olmayan tek bir Ermeni dünyası anlayışı yerine ülke vatandaşlarının bağımsız siyasi çıkarlarının tanımlanmasını gerektirdiğini belirtti.
Röportajda olası ikinci bir Ermeni devleti fikri de ele alındı. Ibrahimov, böyle bir yaklaşımın Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü pahasına hayata geçirilemeyeceğini söyledi.
“Turan” için ortak köklerden fazlası gerekiyor
Ibrahimov, Türk Devletleri Teşkilatının tek bir Türk devletine ya da tam kapsamlı askeri-siyasi bloka dönüşmesi konusunda kuşkucu olduğunu belirtti.
Ortak tarih, dil ve kültürün derin entegrasyon için yeterli olmadığını, birleştirici temel gücün ekonomi olması gerektiğini söyledi.
Türk devletlerinin farklı uluslararası örgütlere üye olduğunu ve ayrı dış politika stratejileri izlediğini hatırlattı. Kazakistan ile Kırgızistan Avrasya Ekonomik Birliği üyesi, Türkiye Avrupa Birliği’yle gümrük birliğine sahip; Azerbaycan ile Özbekistan ise daha bağımsız çizgiyi tercih ediyor.
Bu koşullarda en gerçekçi yolun ulaşım projelerini, ticareti ve teknik işbirliğini geliştirmek, güvenlik standartlarını ise kademeli olarak uyumlaştırmak olduğunu söyledi.
Birleşik “Turan” fikrinin siyasi birleşme için pratik programdan çok tarihsel ve ideolojik kavram olarak kaldığını belirtti.
Özbekistan’ın ABD’yle büyüyen bağları
Ibrahimov, Özbekistan’ın Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev döneminde uluslararası ilişkilerini aktif biçimde genişlettiğini, yabancı üniversiteleri, yatırımları ve yeni teknolojileri ülkeye çektiğini söyledi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ziyareti ile Özbek iş insanlarının katıldığı görüşmelerin Washington’ın Orta Asya’ya artan ilgisini gösterdiğini belirtti.
Kritik mineraller, yapay zekâ, sanayi ve ileri teknoloji üretimini kapsayan yaklaşık 12 milyar dolarlık anlaşmalara işaret etti.
Orta Asya’nın ulaşım merkezi rolünü güçlendirebilecek Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolu projesini de öne çıkardı.
Avrupa yeniden milli savunmaya yöneliyor
Röportajın son bölümünde Avrupa güvenliği, Rusya-NATO ilişkileri ve yeni uluslararası güvence sisteminin geleceği ele alındı.
Ibrahimov, müttefiklerin büyük ölçüde ABD taahhütlerine dayandığı savaş sonrası Avrupa güvenlik modelinin köklü bir dönüşümden geçtiğini söyledi.
Başkan Donald Trump’ın politikasının Avrupa devletlerini kendi savunma kapasitelerine daha fazla yatırım yapmaya ittiğini belirtti.
Avrupa Birliği çapında tek ve uluslarüstü güvenlik sistemi kurmanın zor olmaya devam ettiğini söyledi. Artan hibrit tehditler ve ABD’nin rolünün yeniden değerlendirilmesi nedeniyle Avrupa hükümetlerinin milli savunma mekanizmalarını güçlendirmeye yöneldiğini kaydetti.
Ibrahimov’un temel değerlendirmesi, uluslararası güç dengesinin değiştiği ve Azerbaycan’ın bağımsız siyasi aktör olarak tanınmayı giderek daha güçlü biçimde talep ettiği yönündeydi. Bu değişimin yalnızca Türkiye ilişkilerini değil, bölgesel ulaşım bağlantılarını, Türk entegrasyonunu ve büyük güçlerle ilişkileri de etkilediğini söyledi.
Kaynak: Vesti Baku.
AZE.US’taki İngilizce aslı: Turkey Must Adjust to Azerbaijan’s New Status, Analyst Says.

