Azerbaycan’da vadesi geçmiş kredi borçları hızla artıyor. 1 Ekim itibarıyla gecikmiş kredilerin toplamı 754,3 milyon manata, yaklaşık 443,7 milyon dolara ulaştı. Bu tutar bir önceki aya göre yüzde 4,5, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 42,8 artış anlamına geliyor.
1 Eylül’de gecikmiş krediler 721,8 milyon manat, yaklaşık 424,6 milyon dolar düzeyindeydi. Yıllık artış o tarihte yüzde 36 olarak hesaplanmıştı. Gecikmiş kredilerin toplam kredi portföyündeki payı hem eylülde hem ekimde yüzde 2,1 seviyesinde kaldı.
Veriler, bankacılık sisteminin tamamını kapsayan bir kriz yaşandığını göstermiyor. Azerbaycan Merkez Bankası Başkanı Taleh Kazımov, ekim ayı sonunda yaptığı açıklamada gecikmiş tüketici kredilerinin sistemik risk oluşturmadığını, bankaların muhtemel kayıplara karşı yeterli rezervlere sahip olduğunu söyledi.
Ancak yıllık yüzde 42,8’lik artış, hanehalkı bütçeleri üzerindeki baskının güçlendiğine işaret ediyor. Bankacılık uzmanı İsmail Mammadov’a göre çok sayıda kişinin aynı anda birden fazla borç yükümlülüğü bulunuyor ve mali imkanları sınırlı. Günlük harcamalardaki küçük artışlar bile taksitlerin gecikmesine yol açabiliyor; eski borcunu öderken yeni kredi kullananlar daha kırılgan hale geliyor.
Yüksek faiz oranları borç yükünü daha da ağırlaştırıyor. Örneğin yüzde 25 faizle üç yıllığına alınan 10 bin manatlık bir kredinin aylık ödemesi yaklaşık 398 manat, toplam geri ödemesi ise yaklaşık 14 bin 300 manat oluyor. Böylece yalnızca faiz yükü, komisyon ve sigorta giderleri hariç, 4 bin 300 manatı aşıyor.
Piyasada yıllık faizi yüzde 20-25’in üzerinde olan kredi ürünleri bulunuyor. Faizlerin yüksek olmasında bankaların fonlama maliyeti de rol oynuyor; sigortalı manat mevduatlarında faiz oranı yüzde 12’ye kadar çıkabiliyor.
Azerbaycan Bankalar Birliği, kredi fiyatlamasında fonlama maliyetinin yanı sıra vade, kredi tutarı, müşterinin ödeme gücü, kredi riski ve rekabet şartlarının da etkili olduğunu belirtiyor. Bankalar faiz oranlarını kendi politikaları doğrultusunda belirliyor; tüm piyasa için geçerli tek bir asgari veya azami oran bulunmuyor.
Merkez Bankası politika faizini ve bankalara sağlanan finansmanın maliyetini değiştirerek piyasayı etkileyebilir. Ancak bu değişiklikler kredi faizlerine hemen ve aynı oranda yansımıyor; bankalar işletme giderlerini, riskleri ve olası temerrütleri de fiyatlamaya dahil ediyor.
Uzmanlara göre kredi veren kuruluşların müşterinin mevcut tüm borçlarını hesaba katması, önceki gecikmelerin nedenlerini araştırması ve kredi standartlarını dikkatle uygulaması gerekiyor. Borçlanma kararında tüketicinin sorumluluğu kadar krediyi onaylayan ve koşullarını belirleyen bankaların sorumluluğu da bulunuyor.
Gecikmiş borçlardaki hızlı artış, kredi hacmindeki büyümenin tek başına refah göstergesi olmadığını ortaya koyuyor. Kredi, geliri zaten baskı altında olan ailelerin gelecekteki kazançları üzerinde sürekli bir yük oluşturuyor.
Kaynak: Vesti Baku; Report; Azerbaycan Merkez Bankası.


