Azerbaycanlı siyaset analisti İlgar Velizade’ye göre Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, anayasa reformu ve Azerbaycan’la nihai barış anlaşmasının önündeki engelleri kaldırmak için ülke içindeki siyasi dengeyi yeniden şekillendirmeye çalışıyor. Avrupa Birliği ise kendi jeopolitik çıkarları nedeniyle Erivan’a geniş hareket alanı tanıyor.
Velizade, Daily Europe Online’a verdiği video röportajda, Ermenistan’daki gelişmelerin yalnızca iç siyasi mücadele olarak değil, Erivan’ın Brüksel, Moskova ve Washington’la ilişkileri çerçevesinde de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Anayasa reformu için daha açık bir yol
Analiste göre Paşinyan, anayasa değişikliği dahil stratejik hedeflerine hazırlanırken siyasi rakipleri üzerindeki baskıyı aşamalı olarak artırdı. Velizade, iş insanı ve muhalif figür Samvel Karapetyan’ın davasını ve hükümetin Erivan’ın mevcut çizgisine karşı çıkan güçlerle daha geniş mücadelesini buna örnek gösterdi.
Velizade, anayasa reformu Ermenistan’ın siyasi gündeminin merkezine yerleşmeden önce muhalefetin zayıflatılmasının Paşinyan açısından önemli olduğunu belirtti. Hükümet, değişiklikleri yalnızca Azerbaycan’la normalleşmenin tamamlanması için bir koşul değil, Ermenistan’ın Avrupa yöneliminin parçası olarak da sunabilir.
Bu yaklaşım, anayasa değişikliklerine karşı çıkanları hem barış sürecine hem de Avrupa entegrasyonuna karşı duruyormuş gibi gösterebilir.
Brüksel neden Erivan’a hareket alanı tanıyor?
Velizade, Avrupa kurumlarının Ermenistan ve Gürcistan’daki siyasi gelişmelere farklı standartlarla yaklaştığını savundu. Gürcistan yönetimi Avrupa kurumlarının açık eleştirileriyle karşılaşırken, Paşinyan’ın rakiplerine yönelik adımlarına benzer bir tepki verilmediğini söyledi.
Analist, Azerbaycan’a karşı sert çizgi izleyen Ermeni muhalefetine sempati duymadığını vurguladı. Ancak bunun, Avrupa Birliği’nin demokratik söylemi ile pratik siyasi tercihleri arasındaki çelişkiyi ortadan kaldırmadığını belirtti.
Velizade’ye göre farkın temelinde Avrupa’nın stratejik çıkarları bulunuyor. Brüksel; Orta Asya’yla bağlarını güçlendirmek, ulaştırma güzergâhlarını genişletmek, enerjiye ve kritik hammaddelere erişimini artırmak istiyor. Ermenistan bu nedenle ek değer kazanıyor ve Paşinyan bu planları ilerletebilecek bir ortak olarak görülüyor.
Analist ayrıca Avrupa’nın Güney Kafkasya politikasındaki ağırlık merkezinin yavaş yavaş Tiflis’ten Erivan’a kaydığını söyledi. Paşinyan da bu hafta Euronews’e, barış ve bölgesel bağlantıların Güney Kafkasya’ya küresel ölçekte daha büyük rol kazandırabileceğini; Ermenistan’ın 2027 veya 2028’de resmen AB üyeliğine başvurabileceğini açıkladı.
Bakü’nün önceliği nihai barış anlaşması
Velizade, Azerbaycan açısından başlıca meselelerin Ermenistan Anayasası’nda Bakü’nün hukuki itirazlara yol açtığını söylediği hükümlerin değiştirilmesi ve ardından nihai barış anlaşmasının imzalanması olduğunu belirtti.
Ermenistan hükümetinin bu değişikliklere içeride nasıl destek sağlayacağı öncelikle ülkenin iç meselesidir. Ancak başarılı bir reform, iki ülke arasındaki tam normalleşmenin önündeki başlıca engellerden birini kaldırabilir.
Avrupa’da daha geniş güven krizi
Velizade, Avrupa siyasi elitlerinin ekonomi, enerji ve güvenlik konularında büyüyen kamuoyu hoşnutsuzluğuyla karşı karşıya olduğunu ve ikna edici yanıtlar üretemediğini söyledi.
Rusya ve Çin dahil dış tehditlere yapılan sürekli atıfların hükümetlerin iç sorunlarını seçmenlere açıklamakta artık yeterli olmadığını belirtti. Avrupa hükümetlerinin Pekin’e yönelik sert siyasi söyleme rağmen Çin’le ticareti ve büyük ticari anlaşmaları genişletmesini de bir çelişki olarak gösterdi.
1960’ların sonundaki protesto hareketleriyle paralellik kuran Velizade, mevcut hoşnutsuzluğun da siyasi yenilenme talebini yansıttığını, fakat ortak bir programa ve tanınmış liderlere sahip olmadığını söyledi.
ABD’deki değişim süreci zorlaştırabilir
Röportajda, Demokratların Kongre’nin iki kanadında da çoğunluğu kazandığı ABD ara seçimleri de ele alındı. Velizade, Cumhuriyetçilerin yenilgisinin Trump için daha zor bir siyasi ortam yaratacağını ve nüfuz mücadelesini yoğunlaştıracağını belirtti.
Washington’ın yakın dönemde iç meselelere daha fazla ağırlık vermesi, bazı dış politika faaliyetlerinin temposunu düşürebilir. Ancak analist ABD’nin Güney Kafkasya’da elde ettiği kazanımlardan vazgeçmesini beklemiyor.
Velizade; TRIPP güzergâhını, Azerbaycan ve Ermenistan’la ilgili stratejik ortaklık düzenlemelerini ve Washington’ın Bakü-Erivan normalleşmesindeki rolünü ABD açısından yönetim değişikliklerinin ötesine geçen stratejik bir varlık olarak niteledi.
Bununla birlikte Demokratların güçlenmesi, Ermeni lobisine Azerbaycan’la ilgili konularda yönetim üzerinde daha fazla baskı kurma fırsatı verebilir.
Analistin genel değerlendirmesine göre Ermenistan-Azerbaycan barışındaki ilerleme yalnızca Bakü ve Erivan’ın kararlarına değil, Avrupa’nın çıkarlarına, ABD iç siyasetine ve Güney Kafkasya ulaştırma güzergâhları üzerindeki rekabete de bağlı.
Kaynak: Vesti Baku. Ek bağlam: Ermenistan Başbakanlık Ofisi.
İngilizce özgün haber: AZE.US


