ABD ara seçimlerinde Demokratların elde ettiği zafer, Washington’ın Azerbaycan’a karşı daha sert bir politika izlemesini isteyen Ermeni lobi kuruluşlarının beklentilerini yükseltti. Ancak gazeteci ve siyasi yorumcu Vadim Dubnov’a göre diasporanın Erivan’ın kararları üzerindeki etkisi sınırlı kalıyor.
Dubnov, Başbakan Nikol Paşinyan’ın Ermenistan’ın iç siyasi çıkarlarını önceliklendirmeyi sürdüreceğini Novosti Kavkaza programında söyledi.
Tartışmada, seçimden sonra Azerbaycan’a karşı adım atılması yönündeki çağrılarını artıran Amerika Ermeni Ulusal Komitesi, ANCA da ele alındı. Kuruluş, 3 Kasım’da Michigan’daki açık ABD Senatosu koltuğunu kazanan Abdul El-Sayed’i desteklemişti.
El-Sayed seçim kampanyasında ANCA’ya açık destek verdi ve Azerbaycan’a ABD askerî yardımı yapılmasına karşı çıktı. Demokrat siyasetçi zaferinden sonra da Ermeni halkının güvenliği, onuru ve kendi kaderini tayin hakkı olarak tanımladığı konuları destekleyeceğini yineledi.
ANCA seçim sonucunda yeni bir fırsat görüyor
ANCA, Washington’ın Bakü’ye sağladığı yardımlara daha sıkı kısıtlamalar getirilmesini, Azerbaycan’da tutulan Ermenilerin serbest bırakılmasını ve Ermenilerin Karabağ’a dönmesini istiyor. Kuruluş ayrıca Ermenistan’ın güvenliği ve Ermeni kültürel mirasıyla ilgili talepler dile getiriyor.
Dubnov, bu görüşlerin tek tek ABD’li milletvekillerinin bölge politikasını şekillendirme kapasitesinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ona göre bazı siyasetçilerin diaspora taleplerini desteklemesi, bu taleplerin otomatik biçimde ABD’nin resmî politikasına dönüşeceği anlamına gelmiyor.
Demokratların ara seçimlerde Kongre’nin iki kanadında da kontrolü ele geçirmesi, Trump yönetiminin politikalarını daha yoğun biçimde denetleme imkânı sağlayacak. Buna askerî yardım kararları ve Azerbaycan’la ilgili 907. Madde muafiyeti de dâhil. Ancak dış politikada merkezî rol yürütme organında kalacak.
Diasporanın etkisi abartılıyor olabilir
Dubnov, ANCA’nın ABD’deki siyasi ağırlığını göz ardı etmedi. Kuruluş milletvekilleriyle ilişkiler kuruyor, seçim kampanyalarına katılıyor ve girişimlerini Kongre’de ilerletmeye çalışıyor.
Buna karşılık Dubnov, ANCA’nın Ermenistan’ın kendi siyasetini belirleme gücünün çoğu zaman sanıldığından çok daha sınırlı olduğunu savundu. Diaspora kuruluşları Ermenistan bağımsızlığını kazandıktan sonra çok sayıda projeyi finanse etti, ancak bu destek her zaman Erivan’daki siyasi kararlar üzerinde kontrol sağlamadı.
Dubnov ayrıca Ermeni diasporasını oluşturan çok sayıda kuruluşun tek bir görüşü paylaşmadığını belirtti. Karabağ veya Paşinyan’a yönelik eleştiriler gibi bazı başlıklarda birleşebildiklerini, ancak bunun ortak ve uygulanabilir bir strateji anlamına gelmediğini söyledi.
Sahadaki siyasi koşulları hesaba katmayan talepler diaspora topluluklarını harekete geçirebilir, ancak Dubnov’a göre Güney Kafkasya’daki gelişmelerin yönünü değiştirmeyebilir.
Paşinyan neden ANCA’nın çizgisini izlemeyecek?
Dubnov temel gerilimi, yurt dışındaki Ermeni kuruluşlarının gündemi ile Ermenistan’ın mevcut hükûmetinin öncelikleri arasındaki fark olarak tanımladı.
Paşinyan daha önce diasporanın Ermenistan Cumhuriyeti’ne akıl hocalığı yapamayacağını, Erivan’ın da diasporanın gündemini dikte etmemesi gerektiğini söylemişti. Dubnov’a göre Kongre’deki yeni güç dengesi bu yaklaşımı değiştirmeyecek.
Dubnov, Paşinyan’ın dış ortaklarla ilişkilerini öncelikle Ermenistan’ın iç siyasi ortamındaki kontrolünü koruma açısından yönettiğini söyledi. Bakü, Tiflis ve Ankara ile ilişkilerin Ermeni hükûmeti açısından bireysel Amerikalı milletvekillerinin açıklamalarından daha doğrudan sonuçları bulunuyor.
Paşinyan dış politika fırsatlarını kendi konumunu güçlendirmek için kullanabilir, ancak diaspora gruplarının Ermenistan’ın devlet politikasını belirlemesine izin vermekle ilgilenmiyor.
TRIPP, Bakü-Erivan anlaşmazlıklarını ortadan kaldırmadı
Programda yeni bölgesel ulaşım sisteminin önemli bir parçası olarak planlanan Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası, TRIPP de ele alındı.
Dubnov hattın kısa sürede faaliyete geçeceği konusunda kuşkulu. Ona göre çerçeve belgeleri ve teknik hazırlıklardaki ilerleme, Azerbaycan ile Ermenistan’ın temel meseleleri çözdüğü anlamına gelmiyor. Güzergâhtaki sınır ve gümrük kontrollerinin nasıl uygulanacağı henüz kesinleşmedi.
Dubnov, Erivan’ın TRIPP’in uygulanması ile Azerbaycan’la barış anlaşmasının imzalanmasını iki ayrı süreç olarak sunmaya çalıştığını söyledi. Bu yaklaşım, ulaşım projesinin her aşamasını Bakü’nün onayına bağlamadan Paşinyan’a Washington’la müzakere için daha geniş alan sağlayabilir.
Ancak Dubnov, iki süreci birbirinden ayırmanın Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki kalan anlaşmazlıkları kendiliğinden çözmeyeceği uyarısında bulundu.
Nihai barış anlaşması zaman alabilir
Dubnov, nihai barış anlaşmasının yakın zamanda imzalanacağından kuşku duyduğunu söyledi. Ermenistan Anayasası’nın değiştirilmesi dâhil Bakü’nün taleplerinin karmaşık siyasi hesabın parçası olmayı sürdürdüğünü belirtti.
Ermenistan’daki anayasa değişikliğinin hızlı gerçekleşmesini beklemeyen Dubnov, sürecin hem usule ilişkin şartlar hem de Paşinyan açısından ciddi iç siyasi riskler taşıdığını söyledi. Anayasanın değiştirilmesinin tek başına barış anlaşmasının imzalanmasını garanti edip etmeyeceğini de sorguladı.
Bu nedenle barış sürecini yalnızca iki ülke arasındaki diplomatik görev değil, Ermenistan’ın iç siyasi mücadelesinin de bir parçası olarak değerlendirdi.
Paşinyan zayıf muhalefetten yararlanıyor
Dubnov, bazı kararlarını eleştirmesine rağmen Paşinyan’ın sınırlı siyasi kaynaklarını etkili kullandığını söyledi.
Ermenistan’ın 2020 savaşındaki yenilgisinden sonra Paşinyan’ın siyasi gündemi rakiplerini daha zayıf durumda bırakacak biçimde yeniden şekillendirdiğini savundu. Dubnov’a göre Ermenistan muhalefeti hem kendi siyasi geçmişi hem de başbakanın onu elverişsiz koşullarda rekabete zorlaması nedeniyle güçlük yaşıyor.
Diasporadan gelen baskı Paşinyan’ı mutlaka zayıflatmıyor. Dubnov, başbakanın yurt dışındaki Ermeni kuruluşlarıyla anlaşmazlıklarını, devlet adına karar verme yetkisine sahip lider konumunu güçlendirmek için kullanabileceğini belirtti.
ABD seçimleri gerçekte neyi değiştirebilir?
Dubnov, ara seçimlerin ABD’nin Güney Kafkasya politikasına etkisinin abartılmaması gerektiğini söyledi. Demokratların Kongre’yi kontrol etmesi, özellikle bütçe kararları gerektiren bazı girişimleri Başkan Donald Trump açısından zorlaştırabilir.
Buna rağmen ANCA’nın taleplerinin Washington’ın otomatik dış politika programına dönüşmesini beklemediğini belirtti. ABD’nin siyasi sistemindeki büyük değişiklikler bile bölge devletlerinin çıkarlarının hesaba katılması zorunluluğunu ortadan kaldırmıyor.
Paşinyan açısından Azerbaycan ve diğer komşularla ilişkiler ile Ermenistan’ın iç siyasi durumu temel öncelikler olmaya devam edecek. Dubnov’un vardığı sonuç, Ermeni diasporasının çıkarları ile Ermenistan hükûmetinin çıkarlarının keskin biçimde ayrışabileceği; Amerikalı siyasetçilerin ANCA’ya destek vermesinin Erivan’ın kendi barış gündeminden vazgeçeceği anlamına gelmediği yönünde.
Kaynak: Vesti Baku


