Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 8 Kasım’da Azerbaycan’a yapması beklenen ziyaret, iki müttefik arasındaki nadir gerilim döneminin geride bırakılması yönünde bir adım olabilir. Ancak yaşananlar, kamuoyu önünde verilen birlik mesajından daha kapsamlı çözüm gerektirebilecek anlaşmazlıkları ortaya çıkardı.
Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin durumu, Novosti Kavkaza YouTube kanalının son haftalık programında siyaset analisti Farhad Mammadov ile sunucu Gela Vasadze tarafından ele alındı.
Gerilim, Azerbaycan’ın okul forması kurallarını değiştirmesinin ardından başörtülü öğrencilerin bazı okullara alınmadığı yönündeki haberlerle başladı. Cumhurbaşkanlığı danışmanı Oktay Saral dahil Türkiye’den siyasi ve toplumsal isimler Bakü’yü eleştirdi ve kısıtlamaların gözden geçirilmesini istedi.
Azerbaycanlı yetkililer ile iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi, bu açıklamaları ülkenin iç işlerine müdahale olarak niteledi.
Anlaşmazlık kısa sürede okul politikasının ötesine geçti. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Erdoğan’ın kişisel davetine rağmen ekim sonunda Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılmadı. Azerbaycan’ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil etti. Aliyev’in yokluğunu anlaşmazlığa bağlayan resmî bir açıklama yapılmadı, ancak durum iki ülke arasında çatlak bulunduğu yönündeki spekülasyonları artırdı.
Erdoğan gerilimi azaltmak için devreye girdi
Erdoğan, Aliyev’le telefon görüşmesi yaptı ve Saral’ı danışmanlık görevinden aldı. Türkiye Cumhurbaşkanı 5 Kasım’da, acil bir engel çıkmaması hâlinde Azerbaycan’ın Zafer Günü törenleri için Bakü’ye gideceğini söyledi; iki ülkenin mevcut engelleri aşabileceğine inandığını belirtti.
Bu gelişme, bir anlaşmazlığın büyümesini önlemek için cumhurbaşkanlarının doğrudan müdahalesi gerekiyorsa rutin diplomatik kanalların yeterince güçlü olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.
2021 Şuşa Beyannamesi, savunma ve güvenlik işbirliği dahil iki ülkenin stratejik ittifakını resmileştirdi. Son anlaşmazlık ise yakın ilişkilerin iç politika veya bölgesel strateji konularındaki farklılıkları ortadan kaldırmadığını gösterdi.
Azerbaycan’ın İsrail’le ilişkileri hassas başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Bakü, İsrail’le işbirliğini stratejik önemde görürken Türkiye’deki bazı siyasi çevreler bu ilişkiyi sert biçimde eleştiriyor. Ankara ile Bakü’nün Ermenistan’la normalleşme sürecinin bazı unsurlarında da farklı çıkarları bulunuyor.
Ziyaret gerilimi durdurabilir, fakat çözmeyebilir
Erdoğan’ın ziyareti, iki hükümetin ortaklığı korumak ve gerilimin daha fazla büyümesini önlemek istediğini gösterecek. Mammadov’un değerlendirmesinde asıl sınavın, Zafer Günü törenlerinden sonra anlaşmazlığın nedenlerinin ele alınıp alınmayacağı olduğu vurgulandı.
Bakü açısından egemenlik ve iç işlerine karışmama ilkeleri merkezi önemde. Ankara için ise bu ilişki, Türkiye’nin bölgedeki nüfuzunun ve koordinasyonunun temel dayanaklarından biri.
Temel soru, Aliyev ile Erdoğan’ın kamuoyu önünde birlik görüntüsü verip vermeyeceğinden çok, iki hükümetin tek tek siyasi isimlerin açıklamalarının yeniden devletler arası bir anlaşmazlığa dönüşmesini engelleyip engelleyemeyeceği.
Kaynaklar: Vesti Baku, önceki Vesti Baku haberi ve Reuters.
İngilizce özgün haber: AZE.US


